Uzun hava ilk bakışta kolay görünür: ölçü yok, sayılacak bir şey yok.
Denendiğinde tersi ortaya çıkar. Ölçünün taşımadığı yükü icracının kendisi taşımak zorundadır.
Zaman Nereye Bağlanır
Uzun havada zaman söze bağlanır. Cümle nerede bitiyorsa duruş oradadır; nefes nerede alınıyorsa boşluk oradadır.
Bu yüzden uzun hava çalışmasında metin önce okunur. Sözü bilmeyen bir icracı nerede duracağını da bilemez ve ezgi rastgele uzayıp kısalır.
Süslemenin İşi
Ölçü olmadığında anlatımı taşıyan şey süslemedir. Bir sesin üstünden hızlı bir dokunuşla geçmek, alt sese inip dönmek, sesi uzatırken hafifçe titretmek.
Bunlar süs değildir; ezginin gerilimini kuran araçlardır. Düz çalınan bir uzun hava, doğru perdelerden çalınsa bile boş duyulur.
Nefes
Uzun hava sözlü bir biçimdir ve çalgı burada sesi taklit eder. İcracı çalarken kendi nefesini de hesaba katar.
Bir cümleyi söyleyemeyeceği kadar uzatmak, ezgiyi çalgısal bir alıştırmaya dönüştürür. Ölçü şudur: çalınan cümle söylenebiliyor mu.
Nereden Başlanır
Uzun hava dağarına ölçülü türküler oturduktan sonra girilir. Kursiyerin önce zamanı tutabilmesi, sonra onu serbest bırakabilmesi beklenir.
İlk uzun hava kursiyerin sözünü bildiği bir ezgiden seçilir.
Derslerimizde uzun hava çalışmasını metin okumayla açar, çalgıyı ondan sonra devreye alırız.