Bağlama bütün Anadolu'da çalınır ama her yörede aynı biçimde çalınmaz. En belirgin ayrım sağ elde görülür.
Karadeniz ve Ege dağarı bu farkı en açık gösteren iki uçtur.
Ege Tarafı
Ege dağarının merkezinde zeybekler vardır ve bunların çoğu ağır usullüdür. Sesler seyrektir, aralarındaki boşluk uzundur.
Bu boşluk tezeneye ayrı bir iş verir: sesi kurmak değil, taşımak. Uzun sesler tremoloyla ya da hafif tekrarlarla ayakta tutulur.
Vuruşlar arasındaki ağırlık dağılımı belirgindir. Öbeklerin ilk vuruşu vurgulanır, aradakiler hafif kalır; bu dağılım ezgiye ağır ve kararlı bir yürüyüş verir.
Karadeniz Tarafı
Karadeniz dağarı hızlıdır ve sesler sıktır. Burada tezene taşımaz, sürükler.
Vuruşlar neredeyse kesintisiz akar ve ölçü içindeki vurgu sık yer değiştirir. Ezgi dar bir ses alanında döner; bu dönüş hızla birleşince yöreye özgü tını çıkar.
Karadeniz icrasında kemençe ve tulum geleneğinin izi de vardır; bağlama bu çalgıların ritmik dokusunu üstlenir.
Ortak Nokta
İki yörede de belirleyici olan hız değil, vuruşun yönü ve ağırlığıdır. Aynı ezgi yanlış vuruş sırasıyla çalındığında yöresi tanınmaz hâle gelir.
Bu sıra notaya yazılmaz; dinleyerek öğrenilir.
Hangisinden Başlanır
Kursiyerin kulağına yakın duran yöreden. Sevilen bir ezgiyle çalışmak öğrenme yükünü azaltır ve dinleme ödevini kolaylaştırır.
İki yöreye aynı anda açılmak ise ikisinin de yerleşmemesiyle sonuçlanır.
Derslerimizde yöre seçimini kursiyerin dinleme alışkanlığına göre yapar, ikinci yöreyi birincisi oturduktan sonra açarız.